Ekolojik Ayak İzi Hesaplama Nasıl Yapılır

53
Ekolojik Ayak İzi Hesaplama Nasıl Yapılır

Ekolojik Ayak İzi Hesaplama Nasıl Yapılır?

Doğaya verilecek zararı azaltmanın hatta yok etmenin çözüm yollarının bulunması ve hala üretken olan doğal alanların kapasitesini ölçmek için geliştirilen yönteme ekolojik ayak izi adı verilmektedir.

Ekolojik ayak izi hesaplama ise insan faaliyetleri dolayısıyla bozulan ekosistem dengesini hesap etmek ve ekosisteme geri kazandırılması gereken miktarı belirlemek için kullanılan bir hesaplamadır.

Diğer bir deyişle, ekolojik ayak izi hesaplama, insanların kullandıkları doğal kaynakların doğal dengeyi bozmasının karşısında sürdürülebilir bir gelecek için gerekli olan dünya sayısını hesaplama yöntemidir.

Ekolojik Ayak İzi Kavramı Neden Ortaya Çıktı?

Sanayi devriminden sonra toplumların gerçekleştirdiği tüketim faaliyetleri, büyük miktarlarda üretim ve dağıtım anlayışıyla çalışmaktadır. Bu durum, doğal kaynakların sürekli olarak ve kontrolsüzce talep edilmesine neden olmaktadır.

Hızlı nüfus artışı, kentleşme ve teknolojik gelişmelerin etkisi de üretim ve tüketim faaliyetlerine eklenmektedir. Böylece, doğa insan talepleri karşısında yetersiz kalmış ve ekosistem dengesini yitirmeye başlamıştır.

Yirminci yüzyılın ortalarında, doğa üzerindeki tahribat gözle görülür bir seviyeye gelmişti. Bu nedenle, doksanlı yılların başında, ekolojist William Rees ve sürdürülebilirlik savunucularından Mathis Wackernagel, ekolojik ayak izi kavramını ortaya çıkarmıştır. Ekolojik ayak izi hesaplama ile ekolojik sürdürülebilirliği ölçen doğal kaynakların hesaplanması amaçlanmıştır.

İnsanların doğa üzerine yaptığı baskıyı, kullanılan üretken doğal alan kapasitesi ayak izi kavramıyla ifade edilmektedir. Toplulukların beslenme alışkanlıklarından konaklama tercihlerine, atık miktarlarından ulaşım yöntemlerine kadar doğal denge üzerinde baskı oluşturan etkenleri ve kaynak tüketimlerini azaltmaması, toplumların tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalmalarına neden olmuştur.

Ek olarak, kontrolsüz nüfus artışı dolayısıyla gezegenin taşıma kapasitesinin çok üzerine çıkılmış; teknolojik gelişmeler ve kentleşme faaliyetlerine bağlı olarak enerji kaynaklarının kullanımı, hizmet ve ürünlerin üretim yöntemleri de değişmiştir.

Ekolojik ayak izi raporları, bu etkenlerin biyolojik üretkenliğe olan tesirini incelemek için hazırlanmaktadır. Bu raporlara göre, üretim ve tüketim faaliyetlerinde kalıp süreçlerin devam etmesi halinde, çok yakın bir gelecekte 1 Dünya toplumlara yetmeyecektir.

Ekolojik ayak izi, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakarak yaşamın devamlılığını sağlayabilmek için sürdürülebilirlik kavramına vurgu yapmaktadır.

Ekolojik ayak izi hesaplama ile tüketilen doğal kaynakların yeniden üretilebilmesi amacıyla, oluşan atığı etkisiz hale getirmek için gereken biyolojik kapasiteyi ölçmek için kullanılmaktadır. Biyo-kapasite ya da biyolojik kapasite, coğrafi bir bölgede yer alan doğal kaynakların yıllık üretim kapasitesini göstermektedir.

Bu hesaplama ile tüketilen doğal kaynakların miktarı, kullanılabilir kapasite, doğanın üretim miktarı,  ekolojik taşıma kapasitesini aşma miktarı ve nedenleri belirlenerek ekolojik ayak izi azaltma için yapılabilecekleri ortaya koymak hedeflenmektedir.

Ekolojik Ayak İzi Hesaplama Formülü

Ekolojik ayak izi ve biyolojik kapasite, küresel hektar (kha) birimiyle ifade edilmektedir. Global hectar (gha) olarak da karşınıza çıkabilir.

Ulusal ölçekte kullanılan ekolojik ayak izi hesaplama formülü şu şekildedir:

Ekolojik Ayak İzi (ha*) = Tüketim x Üretim Alanı x Nüfus

*Ha: Hektar = 10.000 m²

Formüldeki değişkenleri açıklamak gerekirse:

  1. Tüketim:

Malların kullanım ölçüsünü ifade etmek için kullanılmaktadır.

Tüketilen suyun litre birimiyle ölçüsü, harcanan elektrik enerjisinin jul biriminden değeri, tüketilen etin kilogram cinsinden ağırlığı, kesilen kerestenin ton ağırlığı tüketim grubuna dâhil edilmektedir.

  1. Üretim:

Tüketim miktarının sürdürülebilir şekilde karşılanabilmesi için gerekli olan üretken biyolojik alandır. Dünya üzerinde beş farklı biyolojik alan yer almaktadır: otlaklar, denizler, yapılaşmış alanlar, ormanlar, tarım alanları.

  1. Nüfus:

Bir alan içerisindeki doğal kaynakları tüketen insan sayısını ifade etmektedir. Bir kişiden topluluğa, bir bölgeden şehre kadar herhangi bir ölçekte hesaplama yapılması mümkündür.

Yaşayan Gezegen Raporuna Göre Ekolojik Ayak İzi Hesaplama

Dünya Doğayı Koruma Vakfı olarak Türkçeleştirilmiş World Wide Fund for Nature (WWF) tarafından 2010 yılında yayımlanan “Yaşayan Gezegen Raporu” incelendiğinde, kişi başına düşen ayak izinin 2,7 kha, biyolojik kapasitenin ise 1,8 kha olduğu görülmektedir. Yalnızca bu hesaba bakarak bile ortalama insan faaliyetleri %33 oranında düşerse dünya kaynaklarının yeterli olabileceği çıkarımı yapılabilmektedir.

Bir başka rapor olan Küresel Ayak İzi Ağı’na göre, insanların bıraktığı toplam ekolojik ayak izi 1.7 Dünya değerindedir. Demek ki, insanlar ve insan faaliyetleri, doğanın kendini yenileyebilmesi hızına göre 1,7 kat daha hızlı doğayı kirletmektedir.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Your Name:*

Your Website

Your Comment