Karbon Ayak İzi En Yüksek Ülkeler

71
Karbon Ayak İzi En Yüksek Ülkeler

Karbon Ayak İzi En Yüksek Ülkeler

Karbon ayak izi, belirli bir zaman içerisinde insan faaliyetleri sonucu oluşan, dolaylı ya da doğrudan atmosfere yayılan sera gazlarının karbondioksit eşdeğeri ile hesaplanır. CO2 emisyonu veya CO2 yayılımı olarak da adlandırılır. Karbon ayak izi genellikle yıl bazında ve ton birimiyle ifade edilir.

Bireysel, kurumsal, bölgesel ve ülkesel karbon ayak izi hesaplamaları yapılabilir. Bir mal üretimi için tüketilen enerjiden bireysel araç kullanımına, fabrikaların soğutma sistemlerinden evde kullanılan enerjiye kadar pek çok alanda insan faaliyetlerine bağlı karbondioksit yayılımı meydana gelir.

Doğada yaratılan tahribatı ölçmek ve bu hasarı en aza indirgemek için karbon ayak izi hesaplaması yapılır. Gerekli önlemlerin alınmaması halinde; biyolojik kapasite verimliliğini yitirebilir, yeryüzünün fazla ısınmasına bağlı küresel ısınma artabilir ve doğal yaşam tehlikeye girebilir.

Gelin, insan faaliyetleri sonucu oluşan tahribatın nedenlerine, sorumlularına ve insanların sorumluluklarına daha yakından bakalım.

Karbon Ayak İzi Neden Olur?

Petrol, doğalgaz, kömür gibi fosil yakıtların yakılması sonucunda karbon salınımı gerçekleşir.

Yakılan yakıtların yaydığı emisyona doğrudan karbon salınımı ya da birincil karbon ayak izi adı verilirken; enerji kullanımına bağlı oluşan emisyona dolaylı karbon salınımı veya ikincil karbon ayak izi denir.

Kişilerin beslenme ve tüketim alışkanlıkları, yakıt tüketimleri, elektrik enerjisi kullanımı gibi pek çok faktör atmosfere yayılan bireysel karbon salınımı miktarını etkiler.

Kurumsal karbon ayak izi ise ISO 14040: 2006 standardı ve GHG Protokolüne bağlı olarak 3 kapsamda değerlendirilir:

  • Kurumların doğruda kontrol ettikleri veya sahip oldukları kaynaklardan oluşan emisyonlara doğrudan karbon ayak izi adı verilir.
  • Kurumun bir başka kuruluştan satın alarak tükettiği su buharı, ısı, elektrik gibi kaynakların oluşturduğu emisyonlara dolaylı karbon ayak izi
  • Dolaylı karbon ayak izi içinde yer almayan ve kurumun kendi faaliyetlerinde kullandığı ancak diğer kuruluşlar tarafından yönetilen kaynaklardan oluşan emisyonlar enerji dolaylı salınım olarak anılır.

Ülkelere ve Şehirlere Göre Karbon Ayak İzi

Karbon ayak izi hesaplamada ve iyileştirmede kullanılan standartlar ve regülasyonlar, küresel bir doğa tahribatı sorunuyla karşı karşıya olunduğunun göstergesidir.

2000’li yılların ortalarından beri çevre toplulukları, üniversiteler, şirketler ve bilim insanları ekolojik ayak izi araştırmaları yaparak karbon ayak izi hesaplama yapmaya çalışıyor. Bugüne kadar yapılan en güncel ve en kapsamlı çalışma Gridded Global Model of City Footprints’dir.

13.000’den fazla şehir üzerinde, ABD, Çin, Norveç, İsveç, İngiltere ve Japonya gibi dünyanın önde gelen bilim insanlarının yaptığı çalışmada ülkelere ve şehirlere göre karbon ayak izi miktarları belirlendi.

Çalışma sonuçlarına göre, karbon ayak izi en yüksek 10 ülke şu şekildedir:

  1. Çin
  2. ABD
  3. Hindistan
  4. Rusya
  5. Japonya
  6. Almanya
  7. Güney Kore
  8. İren
  9. Birleşik Krallık
  10. Kanada

Karbon ayak izi en yüksek 10 şehir ise şu şekilde sıralanmaktadır:

  1. Seul
  2. Guangzhou
  3. New York
  4. Hong Kong
  5. Los Angeles
  6. Şanghay
  7. Singapur
  8. Şikago
  9. Tokyo
  10. Riyad

Listeleri incelediğimizde, ekonomik anlamda en büyük ülkelerin en çok tüketim yaptığı ve buna bağlı olarak en çok karbon yayılımı yapan ülkeler olduğu çıkarımı yapılabilir.

En yüksek karbondioksit salınımı yapan 3 şehir, küresel emisyonun ¼’ünden daha fazlasını oluşturuyor. Veriler değerlendirildiğinde, bu ülkelerin şehir düzeyinde alacakları önlemlerle küresel boyutta anlamlı iyileştirmeler yapabilecekleri görülüyor.

Türkiye’nin Karbon Ayak İzi

Gridded Global Model of City Footprints araştırmasına göre, Türkiye’nin 6 şehri dünyanın en büyük karbon ayak izine sahip 500 şehrindendir: İstanbul, Ankara, Antalya, Bursa, Kayseri ve Gaziantep.

Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’nin de karbon ayak izi miktarını düşürmesi ekolojik dengeyi yeniden sağlamak anlamında oldukça önemlidir. Birçok açıdan geç kalınmış da olsa, fosil yakıtlara bağlığı azaltacak kaynaklara yönelmek gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakmak için atılacak ilk adım olabilir.

 

 

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Your Name:*

Your Website

Your Comment